yuvarlamak
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, -e
Bir şeyi bir yerden kaldırmadan ekseni çevresinde döndürerek yürütmek; tekerlemek
Balta ve küskü ile onu kaldırır, aşağıya yuvarlarız.
-Refik Halit Karay fiil, -i
Döndürerek tomar yapmak veya yuvarlak duruma getirmek
fiil, -e, -i
Hızla düşürmek, devirmek
Bir çelmede adamı yere yuvarladı.
fiil, mecaz, nesnesiz
Sözü belirsizce, anlaşılmayacak biçimde söylemek
Bu meslekte neler gördük biz diye yuvarlayarak lafı değiştiriyorum.
-Ahmet Ümit fiil, nesnesiz, teklifsiz konuşmada
İnanılmayacak yalanlar söylemek
fiil, nesnesiz, teklifsiz konuşmada
İstekle ve çabucak yemek veya içmek
Birbiri ardınca bilmem kaç şişe bira yuvarlamış.
-Attilâ İlhan fiil, -i
Kelimelerin bazı seslerini söylememek
Kendine has, kelimelerin son hecelerini yuvarlaya yuvarlaya, yumuşak bir konuşma tarzı vardı.
-Emine Işınsu fiil, -i
Sayıyı, küçük tutarlarını atarak veya ekleyerek tüm sayı durumuna getirmek
Word graph
Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.
Center
Synonym
Related word
Phrase
Antonym
Preview the relation map
Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com