yutmak
-arView count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, -i
Ağızda bulunan bir şeyi yutağa geçirmek
Tam ve doğru söylememek
Bazı heceleri yutuyor.
Haksız olarak kendine mal etmek, zorbalıkla elinden almak
Sakarya'nın doğusunda Türk Ordusu da kıvrılarak bu canavarın Ankara'yı yutmasına mâni olmaya çalışıyordu.
-Halide Edip Adıvar mecaz
İnanmak, aldanmak, kanmak
Bize numara yapma, yutacak enayi değiliz.
-Sermet Muhtar Alus mecaz
Söylemek istediği bir sözü kendini tutarak söylememek
mecaz
İyice, eksiksiz olarak öğrenmek
Bazen üçer yüz sayfalık iki kitabı birden, yirmi dört saat zarfında hatmedip yuttuğu olurdu.
-Yakup Kadri Karaosmanoğlu mecaz
Işık, ses gücünü, parlaklığını azaltmak
Duvarlar bütün ışıkları yutuyor, halkın üstüne bir toprak rengi dökülüyor.
-Memduh Şevket Esendal teklifsiz konuşmada
Dayanıp sesini çıkarmamak, katlanmak
Ben bu ağır sözleri yutmam.
Connections
Related Words
Word graph
Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.
Center
Synonym
Related word
Phrase
Antonym
Preview the relation map
Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com