yumuşak
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
sıfat
Dokunulduğunda veya üzerine basıldığında çukurlaşan, eski biçimini kaybeden, katı karşıtı
Pamuk yumuşaktır.
Kolaylıkla bükülen, buruşmayan, sert karşıtı
Kadife gibi ince ve yumuşak olan bu arakiyeler de çok iyi saklanmıştır.
-Asaf Halet Çelebi Dokunulduğunda hoş bir duygu uyandıran
Yerde yumuşak kilimler serili geniş odasına bağdaş kurup yerleşiriz.
-Azra Erhat Kolaylıkla işlenebilen
Uzun gagasını yumuşak topraklara sokar, otların kökündeki yaşlığı emerek yaşarmış.
-Memduh Şevket Esendal Kolay çiğnenen, kolay kesilen
Yumuşak ekmek.
Ilıman olan (iklim), sert karşıtı
Yumuşak iklim. Yumuşak hava.
mecaz
Kaba, hırçın, sert olmayan, kolay yola gelen
mecaz
Okşayıcı, tatlı, hoş
Gözleri yan aralık, kirpiklerinin arasından bana her zamanki yumuşak, tatlı, sonsuz şefkatiyle bakıyor.
-Yusuf Ziya Ortaç mecaz
Sessiz, hafif
Onun içinde mutlaka sönüp yanan gizli yumuşak ışıklarla fosforlu bir parıldayış vardır.
-Abdülhak Şinasi Hisar dil bilgisi
See alsotonlu
Connections
Word graph
Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.
Center
Synonym
Related word
Phrase
Antonym
Preview the relation map
Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com