yol
View count updated May 25, 2025, 12:00 AM
Definitions
isim
Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık; sırat, tarik
Karada insanların ve hayvanların geçmesi için açılan veya kendi kendine oluşmuş, yürümeye uygun yer
Bahçeleri bahçelere toprak yollar bağlardı.
-Çetin Altan Genellikle yerleşim alanlarını birbirine bağlamak için düzeltilerek açılmış ulaşım şeridi
Yolda oynayan çocuklara ne olduğunu sordu.
-Ömer Seyfettin İçinden veya üstünden bir sıvının geçtiği, aktığı yer
Su yolu. Sel yolu.
See alsoyolculuk
Yola çıkmak. Yoldan kalmak.
Gidiş çabukluğu, hız
Bu vapurun yolu az.
Davranış, tutum, gidiş veya davranış biçimi
Celâl Bey'i sakal bırakma yolunda, kim, hangi örnek özendirdi diye çok düşünmüşümdür.
-Haldun Taner Uyulan ilke; sistem
Duyguların eğitimi de en iyi, sanat yoluyla olur.
Kumaşta bulunan çizgi
See alsokez
Tohumlar kimi yol, ısmarlandıktan üç dört ay sonra gelirdi.
-Halikarnas Balıkçısı ağızlardan
Düğünde, oğlanevinin kızevine verdiği para, mal veya armağan
mecaz
Bir sonuca, bir amaca ulaşmak için izlenen süreç
Bu yolda çok emek harcandı.
mecaz
Bir amaca ulaşmak için başvurulması gereken çare
Bu işi yapmanın bir yolu vardır.
Connections
Related Words
Related Phrases
... yolunayola (veya yollara) düşmekyola (veya yoluna) koyulmakyola çıkmakyol açmakyola dizilmekyola düzülmekyola gelmek (veya yatmak)yola getirmekyola gitmekyol almakyol aramakyola revan olmakyola vurmakyol bulmakyol çizmekyolda kalmakyoldan (veya yolundan) kalmakyoldan çevirmekyoldan çıkmakyol etmekyol gitmekyol görünmekyol göstermek
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com