Trending:

yoklamak

View count updated May 16, 2025, 12:00 AM

Definitions

  1. fiil, -i

    Dokunarak incelemek; yordamlamak

    Hem kendimi hem etrafımda gördüğüm eşyayı elimle yokladım.
    -Refik Halit Karay
  2. Bakmak, gözden geçirmek, kontrol etmek

  3. Durum, bilgi, niyet vb.ni belirlemeye veya anlamaya çalışmak

    Kalbimi ne zaman yokladımsa ona dair bir iz bulamadım.
    -Sermet Muhtar Alus
  4. Ziyaret veya sağlığını sormak amacıyla birine gitmek

    Ara sıra da birimizden biri yukarı çıkarak Sevim'i yokluyordu.
    -Reşat Nuri Güntekin
  5. Ara sıra etkisini göstermek

    İlaç aldığım hâlde ağrılarım yine beni yokluyor.
  6. Aramak, araştırmak

    Odaların köşe bucağını yoklamaya başladılar.
    -Memduh Şevket Esendal
  7. mecaz

    Bir şeyi tasarlamak, ölçmek; şakullemek

Word graph

Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.

Preview the relation map

Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.

Pronunciations

Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com