yetmek
-erView count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, nesnesiz
Bir gereksinimi karşılayacak, giderecek nicelikte olmak
Gökçimen’in insanlarına, hayvanlarına yeter iyi kötü.
-Fakir Baykurt fiil, -e
Yeterli sebep olmak
İlkin uzak ve belirsiz fısıltılar biçiminde kulağına gelen sesler, onu uykusundan uyandırmaya yetmişti, çok uzaktan belli belirsiz nal sesleri duyuyordu.
-Murathan Mungan Kötü bir davranış, durum, tutum yeterli olmak, kâfi gelmek
Bu zulüm artık yeter!
fiil, mecaz, -e
Başkasına gereksinim duymamak, kendine yeter olmak
Kendiyle dolu, kendine yeten, olgun ve aydın bir insanın değil bir günü, bazen bir saati bile yüz binlerce lira değerinde olabilir.
-Haldun Taner fiil, ağızlardan, -e
Bir yaşa erişmek, ulaşmak
At dört, kız on beşe yettiği zaman / Severim kır atı bir de güzeli
-Dadaloğlu
Connections
Related Phrases
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com