Trending:

yetişmek

View count updated May 16, 2025, 12:00 AM

Definitions

  1. fiil, -e

    Ulaşmak, ermek, varmak, vasıl olmak

    Gâvur Ali kahvedeki cemaate hiçbir şey söylemeden küçük çobanla uzaklaştı, bir nefeste ağıla yetişti.
    -Ömer Seyfettin
  2. Vaktinde tamam olmak, bitmek, hazırlanmak, hazır olmak

    Bu giysi yarına yetişmeli.
  3. Vaktinde varmak, vaktinde bulunmak

    Öteki tünelle gelseler de vapura yetişeceklerini bilirlerdi.
    -Abdülhak Şinasi Hisar
  4. Bir işe başlamış olanlara veya gidenlere sonradan katılmak

    Kadınlar, derme çatma ayakkabılarıyla onlara zor yetişebiliyorlardı.
    -Yakup Kadri Karaosmanoğlu
  5. Değmek, uzanıp dokunabilmek

    Ben o dala yetişemem. Bu ip kuyunun dibine yetişmez.
  6. Vakit bulmak, yapabilmek

    Ben bu kadar işe yetişemem.
  7. fiil, nesnesiz

    Yetmek, yeter olmak, kâfi gelmek

    Bu kadar nezaket ve iltifat yetişmez miydi?
    -Orhan Seyfi Orhon
  8. Bir zamanda yaşamış olmak, bir zamanı veya kimseyi görmüş olmak

    Bol zamanıma yetişti de ben onu böyle şımarık büyüttüm.
    -Peyami Safa
  9. Gelişip büyümek

    Şu Marmara kıyılarında o sene bol meyve yetişmişti.
    -Sait Faik Abasıyanık
  10. fiil, -de

    Eğitim görmüş olmak, öğrenmek, gelişmek

    Akşam gazetesi, yurt aydınlarıyla konuşarak bizde niçin yazar yetişmediğinin sebeplerini araştırdı.
    -Orhan Veli Kanık
  11. İş görebilecek yaşa gelmek, büyümek

  12. Yardım etmek, yardımına koşmak

    Tam o sırada talih imdadıma yetişti.
    -Refik Halit Karay
  13. mecaz

    Ortaya çıkmak

Connections

Related Phrases

Pronunciations

Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com