yerleşmek
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, -e
Yerine iyice oturmak, yerinde sabit olmak
Bu taş buraya adamakıllı yerleşmiş.
Yer bulup oturmak
Arabaya, birbirine sıkışarak yerleştiler.
-Sait Faik Abasıyanık Çalışmak üzere bir iş yerine başlamak
Oğlu bankaya yerleşmiş.
Bir yerde oturmaya, yaşamaya başlamak
Rıza böylece ahırın üst katındaki dairesine yerleşti.
-Haldun Taner fiil, nesnesiz
Eşyayı yerli yerine koymak
Taşındık, ama daha yerleşemedik.
Rahat bir biçimde oturmak
Koltuğa iyice yerleşti.
fiil, mecaz, nesnesiz
Yaygın duruma gelmek, tutunmak
Demokrasinin ne suretle yerleşip kalabileceği hakkında garip fikirleri vardır.
-Halide Edip Adıvar fiil, mecaz, -e, nesnesiz
Alışılmak, kullanılır olmak
Birtakım yeni kelimeler zamanla yerleşiyor.
Sınav sonucuna göre herhangi bir eğitim kurumunda okumaya hak kazanmak, okumaya başlamak
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com