Trending:

yemek

r

Definitions

  1. fiil, -i

    Ağızda çiğneyerek yutmak

    Adam o kadar çabuk yiyor ki hizmetçi ekmek yetiştiremiyor.
    -Burhan Felek
  2. See alsokemirmek

    Neclâ onun böyle kendinden geçercesine çalıştığını gördükçe üzüntüden tırnaklarını yiyor.
    -Haldun Taner
  3. See alsoısırmak

    Sivrisinekler çocuğun kollarını yemiş.
  4. See alsodalamak

  5. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak

    Kendini topladı ama fena yerinden gagayı yedi sanırım...
    -Memduh Şevket Esendal
  6. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek

    Haram yemek. Rüşvet yemek.
  7. Harcayıp bitirmek

    Mirası sen yedin, zahmeti ben çekiyorum diye latife ediyordu.
    -Memduh Şevket Esendal
  8. Yasal yoldan cezalandırılmak

  9. Birine alacağını vermemek, ödememek

    Bu adam benim yüz bin liramı yedi.
  10. Başkasının parasını harcamak

    Dalkavuklar çok parasını yemişler.
  11. fiil, nesnesiz

    See alsokullanılmak

    Yapımına başlanan bu yapı günde 5 ton çimento yiyor.
  12. mecaz

    Sürekli üzmek, tedirgin etmek

    Bu dert beni yiyor.
  13. argo

    Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek

  14. argo

    See alsokandırmak

    Bizi yemek, sana mı kaldı.

Connections

Pronunciations

Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com