yatırmak
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, -e, -i
Bir kimsenin bir yere yatmasını sağlamak
Çocuğu bir kenara yatırdım ve kadını omuzlarından tutup bir taşa dayadım.
-Yakup Kadri Karaosmanoğlu fiil, -i, -de
See alsouyutmak
Geceyi geçirmesini sağlamak
Gece beni en üst katta bir odada yatırdılar.
-Ömer Seyfettin fiil, -i
Eğmek, yatık duruma getirmek
Yağmur ekinleri yatırdı.
fiil, -i
Konuk etmek
Parayı, işletmek amacıyla bir yere vermek
Eline geçen serveti emlaka yatırıyordu.
-Ercüment Ekrem Talu Parayı ödemek amacıyla bir kuruluşa vermek, teslim etmek
Telefon parasını PTT'ye yatırdım.
Bir yiyeceği korumak veya tatlandırmak amacıyla tuz, soğan, yağ vb.nde bir süre bekletmek
Pastırmayı çemene yatırmak.
fiil, -i
Bir şeyi düzeltmek, bastırmak, yassıltmak
Kemal Rıfat avucunun içiyle saçlarını yatırıyor.
-Attilâ İlhan Bir şeyi satın almak için para harcamak
Sınırlı hoca aylığının yarısını her ay kitaplara yatırır.
-Haldun Taner argo
Başarısızlığa uğramasına yol açmak
Connections
Related Words
Word graph
Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.
Center
Synonym
Related word
Phrase
Antonym
Preview the relation map
Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com