yapışmak
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, nesnesiz
Yapışkan bir maddeye bulanmış olan bir şey ayrılmayacak bir biçimde bir yere tutunup kalmak
Zarfın iyice yapışıp yapışmadığına o kadar dikkat etti ki...
-Sait Faik Abasıyanık fiil, -e
İyice yaklaşmak, sokulup değmek
Geri geri giderek duvara yapıştı.
fiil, -e
Aralık bırakmayacak biçimde üzerine dokunmak
Islanan tül gömleği pembe vücuduna yapıştı.
-Ömer Seyfettin fiil, -e
Bir iş yapmak amacıyla, hevesle bir şeyi eline almak
Dişlerine oltayı almış, tekrar küreklere yapışmıştı.
-Sait Faik Abasıyanık fiil, -e
Sıkıca yakalamak, tutmak, sarılmak
Niçin yalan söylüyor, bu zavallıya iftira ediyorsun diye kulağıma yapıştı.
-Ömer Seyfettin spor
Başı çekeni çok yakından izlemek
mecaz
Birini rahatsız etmek, sataşmak, peşini bırakmamak, musallat olmak
Connections
Related Words
Word graph
Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.
Center
Synonym
Related word
Phrase
Antonym
Preview the relation map
Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com