yapı
Definitions
isim
Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri; bina, mimari
Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat; konstrüksiyon
Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme
Kırıkkale yapısı bir tabanca.
Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü; bünye, strüktür
Yapısı sağlam, güzel bir erkekti.
-Yusuf Ziya Ortaç Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge; strüktür
Dil yapısı. Cümle yapısı.
Kendine özgü işleyiş kurallarına sahip düzen; örgü
biyoloji
Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni
felsefe
Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün
toplum bilimi
Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün; strüktür
Connections
Word graph
Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.
Preview the relation map
Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.