yan
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
isim
Bir şeyin ön, arka, alt ve üst dışında kalan bölümü; yamaç, kenar, profil
Yolcuların girdiği iskele yanından kendini denize attı.
-Memduh Şevket Esendal Sağ ve solun ortak adı
Yaşlı garson yanımıza geldi.
-Yakup Kadri Karaosmanoğlu Bir kimseye yakın olan yer
Birlikte, beraberinde veya üstünde olma
Bir ara acıkıp yanlarında getirdikleri ekmek peyniri yediler
-Necati Cumalı Birlikte, beraberinde veya üstünde olma
Yolculuk hâli, yanımda hiç para kalmaz ise ne yaparım diye düşündüm.
-Memduh Şevket Esendal sıfat
Ön veya arka kabul edilen yere göre sağ veya solda bulunan
sıfat
İkinci derece olan
Çoğu kez yan uğraş olarak oyuncular filmcilikle uğraşıyordu.
-Metin And sıfat
See alsoikincil
zarf
Bir tarafa yönelerek
O zaman mindere yan oturup ayaklarını aşağı sallayarak karşılıklı yemeğe başlıyorlardı.
-Sabahattin Ali mecaz
İstekleri karşıt olan iki kişiden veya topluluktan biri
askerlik
Savaş düzenindeki ordunun iki kanadından her biri
matematik
Bir denklemde "=" işaretiyle ayrılmış olan iki anlatımdan her biri
spor
See alsotaç (II)
Connections
Related Words
Related Phrases
-den yana-den yana çıkmak-den yana olmakyan bakmakyan basmakyan çizmekyan gelip oturmak (veya yatmak)yan gelmekyan gözle bakmakyanı gerisinde durmakyanına almakyanına bırakmamak (veya koymamak)yanına kalmakyanına kâr kalmakyanına salavatla varılmazyanına salavatla yaklaşılmakyanına yaklaştırmamakyanından bile geçmemişyanında olmakyan pala Zeydünyan tutmakyan yatmak
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com