yalnız
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
sıfat
Yanında başkaları bulunmayan
Arka koltuklardan birinde, bir oğlan çocukla oturan başında eşarplı kadın -oğlanın annesi- onların hemen önünde de yine başı eşarplı yalnız bir kadın.
-Adalet Ağaoğlu zarf
(ya'lnız)
İki refik, sevgili arkadaşlarını yalnız bırakmak istemediler.
-Ahmet Hikmet Müftüoğlu zarf
See also(ya'lnız) sadece
Kendisini yalnız Bombay'a kadar götürecek tren parası vardı.
-Falih Rıfkı Atay zarf
See alsoyalnızca
bağlaç
“Ama, fakat” anlamlarında bir söz
Giderim yalnız arkadaşlarımı isterim. Güzel yalnız biraz renksiz.
isim, ruh bilimi
Toplumsal ilişkilerden yoksun veya yoksun bırakılan kişi
Connections
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com