yakından
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
zarf
Yakın bir yerden, yakın olarak
Ben Atatürk’ü yakından görmüş, sesini duymuş bir kuşaktanım.
-Feridun Andaç mecaz
Çok dikkatli, titiz bir biçimde
Atatürk, bu girişimleri yakından izliyor ve onları belli bir çerçevede toparlamayı düşünüyordu.
-Emre Kongar
Connections
Related Words
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com