yakın
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
sıfat
Az bir ara ile ayrılmış olan (zaman veya yer), uzak karşıtı
Küçük, önemsiz değişikliklerle birbirinden ayrılan
İklim ile toprağın bereketi ve insanın faaliyeti arasında yakın bir münasebet vardır.
-Cemil Meriç Aralarında sıkı ilgi bulunan
Her birinin muhakkak bir yakın arkadaşı vardır.
Benzeyen, andıran, yaklaşan
Beş dönüme yakın bahçesi bir ormanı andırırdı.
-Ömer Seyfettin Erişmesi, olması zaman bakımından yaklaşmış olan
Elli yaşında adam, ellisine yakın kadın...
-Sait Faik Abasıyanık isim
Uzak olmayan yer
Yakınımızda otururlar.
isim
Aralarında sıkı ilişki olan arkadaş, dost veya akraba
En yakınlarından başlayarak herkese hayatı cehennem ettiği de doğrudur.
-Murathan Mungan zarf
Uzak olmadan
Gelin, bana yakın oturun lütfen.
Connections
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com