yabancı
View count updated May 25, 2025, 12:00 AM
Definitions
sıfat
Başka bir milletten olan, başka devlet uyruğunda olan (kimse); bigâne, ecnebi
Bu toprak bizimdir, içinde yabancının işi yok.
-Ruşen Eşref Ünaydın Başka bir milletle ilgili olan
Hiçbir millet, milletimizden daha çok yabancı unsurların inanç ve âdetlerine riayet etmemiştir.
-Atatürk Aileden, çevreden olmayan (kimse veya şey); el (II), namahrem
Ben, yabancı bir adam, neme lazım, hiç sesimi çıkarmadım.
-Memduh Şevket Esendal Tanınmayan, bilinmeyen; yad, yadırgı
Yabancı müşteri giremezdi kapısından. Gelenler hep edebiyat adamlarıydı.
-Yusuf Ziya Ortaç Aynı türden, aynı çeşitten olmayan
Yağın içinde yabancı maddeler var.
Bir konuda bilgisi, deneyimi olmayan
Bu uygulamanın yabancısıyım.
Belli bir yere veya kimseye özgü olmayan
Yabancı arabalar buraya park edemez.
Connections
Word graph
Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.
Center
Synonym
Related word
Phrase
Antonym
Preview the relation map
Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com