Trending:

yaşamak

View count updated May 16, 2025, 12:00 AM

Definitions

  1. fiil, nesnesiz

    Canlılığını, hayatını sürdürmek

    Hiçbir şey yaşarken daha önemli değildir.
    -Attilâ İlhan
  2. Sağ olmak; durmak

    Deden yaşıyor mu?
  3. Varlığını sürdürmek

    Balıklar suda yaşar.
  4. Bir yerde oturmak; kalmak

    Köyde yaşamak. Şehirde yaşamak.
  5. Geçimini sağlamak

    Bu kazançla yaşamak kolay değil.
  6. Herhangi bir durumda bulunmak veya olmak

    Bekâr yaşamak. Tek başına yaşamak.
  7. Görüp geçirmek, başından geçmek

    Balkan Savaşı'nın bütün acılarını yaşamış bir ailenin kızıydı.
    -Necati Cumalı
  8. mecaz

    Sürmek, devam etmek

    Onun anısı hep yaşayacak.
  9. mecaz

    Varlıklı, endişesiz, sıkıntısız, hoş vakit geçirmek, keyif sürmek

    Tek başına manevra yapan bir lokomotif rahatlığı ile hayatını yaşıyor.
    -Haldun Taner
  10. mecaz

    Keyfi yerine gelmek, mutlu olmak, işleri yolunda olmak

    Bu iş olursa yaşadık.
  11. mecaz

    Bir durumu yaşar gibi olmak, bir durumla özdeşleşmek, duymak, hissetmek

    Sen genç gibi yaşar, ihtiyar gibi ölürsün.
    -Ömer Seyfettin

Connections

Related Words

Pronunciations

Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com