yağdırmak
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, -i
Yağmasını sağlamak
fiil, nesnesiz
Bir şeyi aralıksız ve ısrarlı bir biçimde yapmak
Turhan mütemadiyen babasına, amcasına mektuplar yağdırıyor.
-Ahmet Hikmet Müftüoğlu fiil, nesnesiz
Vermek, söylemek
Cemal Paşa, çılgın, Adana'ya, Afyon'a şiddetle emirler yağdırıyordu.
-Falih Rıfkı Atay fiil, mecaz, -e, nesnesiz
Bol miktarda vermek, sağlamak
Bu fabrika piyasaya kumaş yağdırdı.
fiil, mecaz, nesnesiz
Çok sayıda ortaya koymak, sürmek
Çorbada tuzum bulunsun diyen para, eşya yağdırmıştı.
-Tarık Buğra
Word graph
Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.
Center
Synonym
Related word
Phrase
Antonym
Preview the relation map
Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com