yırtmak
-arView count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, -i
Kâğıt, kumaş gibi bükülüp katlanan şeyleri parçalamak
Artık küstahlığın perdelerini yırtmasam da camlarını çatlatabilirim.
-Arif Nihat Asya Vücudu kanatacak kadar derin çizmek
Kedi çocuğun elini yırttı.
Yok etmek, bastırmak
Sağrısını mahmuzla yaralayarak binek hayvanını alıştırmak
mecaz
Bir şeyi fazlasıyla zorlamak
Gırtlağımı yırtarcasına haykırırken odaya efendim pürtelaş girdi.
-Refik Halit Karay mecaz
Bir işi yapmaktan kurtulmak
mecaz
Kötü bir durumdan kurtulmak
Artık bu işten yırtman mümkün değil…
-Ahmet Ümit mecaz
Köşeyi dönmek
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com