yüksek
-ğiView count updated May 25, 2025, 12:00 AM
Definitions
sıfat
Altı ile üstü arasındaki uzaklık çok olan, alçak karşıtı
Mekik dokuduğu yüksek bez tezgâhından kalktı.
-Ömer Seyfettin Belirli bir yere göre daha yukarıda bulunan; ali, mürtefi
Güçlü, şiddetli olan
Yüksek basınç. Yüksek gerilim.
Etkili olan
Gönlünün matemiyle mağrur olan kimseye / Cihanın acep hangi sevinci yüksek gelir?
-Enis Behiç Koryürek Derece veya makamı bakımından üstün
Yüksek kurul.
Normal değerlerin üstünde olan
Türk milletinin karakteri yüksektir.
-Atatürk isim
Yukarıda, üst tarafta olan yer
Yüksekten avluya açılmış iki pencereden aydınlık alıyordu.
-Memduh Şevket Esendal mecaz
See alsoerdemli
Vatana gözyaşı döktünse eğer / Varlığın bu yüksek gururu anlar
-Enis Behiç Koryürek mecaz
Toplum içinde para, ün vb. bakımından üstünlüğü olan
Yüksek sosyete.
Connections
Related Words
Word graph
Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.
Center
Synonym
Related word
Phrase
Antonym
Preview the relation map
Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com