uzanmak
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, -e
Boylu boyunca yatmak
Büyük bir karyola ve içinde ben uzanmışım, sen baş ucumda oturup sessiz bekliyorsun beni.
-Nâzım Hikmet See alsogitmek
Öğleden sonra Şişli'den Beyoğlu'na kadar uzandım.
-Yahya Kemal Beyatlı fiil, nesnesiz
Bir alana yayılmak
Sokağın dibinden gelen bir elektrik lambasının titreye titreye uzanan ışığında, bu iki gölgenin umumi şekilleri görülüyor.
-Peyami Safa fiil, nesnesiz
Bir şey boyunca sıralanmak
İncecik ırmaklar vardı ki kenarları boyunca uzanan sazlıkları arasından pembe tüylü flamingolar gezinirdi.
-Yakup Kadri Karaosmanoğlu Bir yere yetişmek, ulaşmak
Vücudunu yöneltmek veya vücuduyla birlikte kolunu uzatmak
Cici Bey balkondan ablasının penceresine bir daha uzandı.
-Hüseyin Rahmi Gürpınar İleriye doğru devam etmek
argo
Sarkıntılık etmek
Connections
Related Words
Word graph
Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.
Center
Synonym
Related word
Phrase
Antonym
Preview the relation map
Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com