uymak
-arView count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, -e
Ölçüleri birbirini tutmak
Ayakkabı ayağına iyi uydu.
Renk, biçim vb. yönünden birbirini tutmak, uygun düşmek, uygun gelmek
Kravat ceketine uymuş.
Zevke, anlayışa uygun düşmek
Sizin tutumunuz bizim görev anlayışımıza uyuyor.
Bir inanca, bir anlayışa, bir duruma veya egemen bir güce uygun davranışta bulunmak; riayet etmek
Şu acayip sevdaları bırak, muhite uy, zamana uy, hayatını mükemmel kazanırsın.
-Peyami Safa Bağlı kalmak, tabi olmak
Elbette yalan değil bir gün onu tramvaya bir ileriki duraktan binmeye razı ettiğimden beri ben ona uydum.
-Sabahattin Kudret Aksal Uygun düşmek, münasip olmak
Her cihette birbirine uyacak kadın erkek bulmak dünyada kabil değildir.
-Hüseyin Cahit Yalçın Örnek kabul edip davranışlarını ona benzetmek; imtisal etmek
Uyum sağlamak; bağdaşmak
Connections
Related Words
Word graph
Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.
Center
Synonym
Related word
Phrase
Antonym
Preview the relation map
Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com