uydurmak
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, -e, -i
Uymasını sağlamak; yakıştırmak
Gözlerini kilidi sökülmüş ve büyümüş anahtar deliğine uydurdu.
-Peyami Safa fiil, -i
Hayal gücünden yararlanarak gerçek dışı bir şey söylemek, yakıştırmak; düzmek
Terzinin kendi sözünü yanlış anlamış olduğu hikâyesini uydurmuş olmalıydı.
-Abdülhak Şinasi Hisar Yalan söylemek, düzmece laflar etmek
fiil, -i, teklifsiz konuşmada
Yolunu bulup elde etmek, sağlamak, bulmak, tedarik etmek
fiil, -i, kaba konuşmada
Cinsel birleşmede bulunmak
Connections
Related Words
Word graph
Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.
Center
Synonym
Related word
Phrase
Antonym
Preview the relation map
Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com