ufalamak
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, -i
Kırarak, ovarak veya ezerek ufak parçalara ayırmak
Bahçenin çevresi lavanta çiçekleriyle çevrili. Eğildim, kopardım bir tutam ve avucumda iyice ufaladım.
-Nâzım Hikmet argo
See alsodövmek
Bir kabile adamı gibi, fakat hayat onu ufalamak istemiş, o doğrulup kalkmıştı her defasında...
-Sevinç Çokum Ağzının payını vermek
Darbeyi sıkça telaffuz onları daha da ufaladı.
-Hayati Tek argo
Hakkı olmayan bir şeyi bir kimseden azar azar almak
Connections
Related Words
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com