tutulmak
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, nesnesiz
Tutma işi yapılmak veya tutma işine konu olmak
Ömer Abit Hanı'nda bir yazıhane kiralanmış, aylıkla bir otomobil tutulmuştu.
-Ercüment Ekrem Talu Ay ve Güneş, tutulma olayına uğramak
Ünlü olmak, meşhur olmak
Tutuk duruma gelmek
Kapatılmak, sarılmak
Kaçmayı düşündüklerinde sokağın iki çıkışının da tutulduğunu gördüler.
-İhsan Oktay Anar Bir organ veya bir şey hareket edemez olmak
Barba Manol kafayı iyice dumanladıktan sonra, iki bacağının nasıl tutulduğunu anlattı.
-Halikarnas Balıkçısı fiil, -e
Birine tutkun olmak, sevmek
fiil, -e
See alsoyakalanmak
Hastalığa tutulduğu sıralarda bir sabun fabrikasında çalışıyordu.
-Necati Cumalı spor
Bazı takım oyunlarında karşı takımdaki bir oyuncu tarafından hareketine ayakla veya vücutla engel olunmak; markaja alınmak
Connections
Related Words
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com