tutuk
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
sıfat
Akıcı, rahat konuşamayan
Önce benim sonra kardeşimin elini avuçlarının arasına alıp tutuk ama heyecansız bir sesle yakında yeniden evleneceğini söyledi.
Eski işlevini göremez duruma gelmiş
Ne var ki banyo kapısının sürgüsü tutuk, kilidi de kırık olduğundan, kolu indirerek dışarı çıkmayı başarmıştı her seferinde.
Olması gereken gibi olmayan
Millî takım bugünlerde tutuk.
Tutulmuş
Geçen gün beni dövdüler. Boynum, omuzlarım hâlâ tutuk.
-Attilâ İlhan Kısılmış, kesik
Ağır ağır ve tahtalar arasında boğulan tutuk akislerle yükseliyordu.
-Peyami Safa hukuk
See alsotutuklu
Kapalı, tıkalı olan
Sıkıntılı olan
Bu tutuk hava içinde saat ona doğru Meclisin zili uzun uzun çaldı.
-Ruşen Eşref Ünaydın mecaz
Durgun, çekingen, sıkılgan olan
Bu babadan geçme derviş huyum, hoşgörüm yüzünden tutuk oluşumu anlamıyorlar.
-Nezihe Meriç
Connections
Related Words
Word graph
Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.
Center
Synonym
Related word
Phrase
Antonym
Preview the relation map
Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com