Trending:

tutuşmak

View count updated May 16, 2025, 12:00 AM

Definitions

  1. fiil, -e

    Birbirini tutmak, birbirine ilişip dokunmak

    İşlerini bitirdikten sonra kerevette oturur, el ele tutuşur, göz göze dalar, Tanrının verdiklerine, kendilerini birleştirmiş olmasına şükrediyorlardı.
    -Cengiz Dağcı
  2. Bir işe başlamak, girişmek

    İki ordu bir harbe daha tutuştular.
    -Falih Rıfkı Atay
  3. fiil, nesnesiz

    Yanmaya başlamak, ateş almak

    Bu fenerleri birbirine bağlayan çiçekli askılardaki küçük lambalar tutuştu.
    -Hüseyin Cahit Yalçın
  4. fiil, nesnesiz

    Kızarmak, kızıllaşmak

    Karşı dağlarda tutuşmuş gibi gül bahçeleri / Koyu bir kırmızılık gökten ayırmada yeri
    -Yahya Kemal Beyatlı
  5. fiil, mecaz, nesnesiz

    See alsotelaşlanmak

  6. mecaz

    Alev almış olmak, yanmaya başlamak; alışmak

Connections

Word graph

Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.

Preview the relation map

Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.

Pronunciations

Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com