tutuşmak
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, -e
Birbirini tutmak, birbirine ilişip dokunmak
İşlerini bitirdikten sonra kerevette oturur, el ele tutuşur, göz göze dalar, Tanrının verdiklerine, kendilerini birleştirmiş olmasına şükrediyorlardı.
-Cengiz Dağcı Bir işe başlamak, girişmek
İki ordu bir harbe daha tutuştular.
-Falih Rıfkı Atay fiil, nesnesiz
Yanmaya başlamak, ateş almak
Bu fenerleri birbirine bağlayan çiçekli askılardaki küçük lambalar tutuştu.
-Hüseyin Cahit Yalçın fiil, nesnesiz
Kızarmak, kızıllaşmak
Karşı dağlarda tutuşmuş gibi gül bahçeleri / Koyu bir kırmızılık gökten ayırmada yeri
-Yahya Kemal Beyatlı fiil, mecaz, nesnesiz
See alsotelaşlanmak
mecaz
Alev almış olmak, yanmaya başlamak; alışmak
Connections
Related Words
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com