toparlanmak
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, nesnesiz
Toparlama işine konu olmak veya toparlama işi yapılmak
Para yönünden durumunu düzeltmek
Gelişmek, daha iyi duruma gelmek
Bu üçüncü gidişimde Erzurum'u bir öncekine nispetle daha çok toparlanmış, gelişmiş buldum.
-Ahmet Hamdi Tanpınar Sağlığı düzelmek
Etkilenilen herhangi bir şeyden kurtulmaya başlanmak
İlk sarsıntıdan sonra toparlanan halk kendini dışarı atmıştı.
Bir işi, bir hareketi yapmaya hazır duruma gelmek
Can havliyle silkinip toparlanarak ve bütün bağlarından sıyrılarak birdenbire ayağa kalkıvermiş.
-Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Word graph
Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.
Center
Synonym
Related word
Phrase
Antonym
Preview the relation map
Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com