tepe
View count updated May 25, 2025, 12:00 AM
Definitions
isim
Bir şeyin en üstteki bölümü; kaban (I)
Pencere önünde dimdik durmuş, kocaman ağaçların tepesine bakıyordunuz.
-Sait Faik Abasıyanık Bir yerin, bir nesnenin vb.nin üstü, hizası
Ekşisu'da trenden indikleri sırada güneş tam tepelerindeydi.
-Necati Cumalı teklifsiz konuşmada
Birinin yanı başı, baş ucu
Tepemde durup canımı sıktı.
anatomi
Başın üst, kafatasının iki kulak arasında kalan bölümü
Güneş sanki yalnız sizin tepenize ışık ve sıcaklık aksettirmeye çalışıyor.
-Refik Halit Karay coğrafya
Yüksekliği genellikle birkaç yüz metreyi geçmeyen, çok kez tek başına, yamaçları yatık yer biçimi
Derenin sağ tarafında yükselen tepenin yamaçları daha hafif eğimli, daha genişti.
-Necati Cumalı matematik
Çokgende veya çok yüzlüde köşelerden her biri
matematik
İkizkenar bir üçgende eşit kenarların kesişme noktası
matematik
Bakışım ekseni bulunan bir eğrinin veya yüzeyin bu eksenle kesişme noktalarından her biri
Connections
Related Words
Word graph
Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.
Center
Synonym
Related word
Phrase
Antonym
Preview the relation map
Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com