Trending:

taramak

View count updated May 16, 2025, 12:00 AM

Definitions

  1. fiil, -i

    Bir şeyin tellerini birbirinden ayırıp karışıklığını gidermek

    Anası sabaha kadar saçlarını tarıyor, düşünüyor, ürküyordu.
    -Yaşar Kemal
  2. Bir şey veya kimseyi bulmak, denetlemek için türlü yöntemlerden yararlanarak bir yeri sıkı bir biçimde aramak

    Birdenbire uzun bir ışık sol tarafımızdaki sırtları taradı.
    -Halide Edip Adıvar
  3. Bir şeyin içindeki gereksiz maddeleri tarak, tırmık vb. ile ayıklamak, taraktan geçirmek; taraklamak

  4. Taşın yüzünü dişli çelik kalemle işlemek

  5. Makineli tüfek vb. ateşli silahlarla sürekli olarak bir yere ateş etmek

  6. fiil, -de

    Kafasından geçirmek, belli belirsiz düşünmek

    Belleğimde taradığım yazarların yarısına yakını hastalıklı idiler.
    -Haldun Taner
  7. mecaz

    Derleme ve araştırma yapmak için bir yayını dikkatle gözden geçirmek veya gerekli kelime, cümle ve yazıları tespit etmek

    Dergileri taramak.
  8. mecaz

    Dikkatle bakmak, gözden geçirmek; süzmek

  9. bilişim

    Tarayıcı aracılığıyla kâğıt üzerindeki resimleri veya yazıları sayısal ortama aktarmak

  10. tıp

    Hastalıkların kişiler arasındaki seyrini takip edebilmek amacıyla düzenli aralıklarla yapılan inceleme

  11. Bir resmin bir bölümü üzerine çizgilerle koyuluk vermek

Word graph

Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.

Preview the relation map

Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.

Pronunciations

Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com