Trending:

takmak

ar
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM

Definitions

  1. fiil, -i

    Bir şeyi başka bir yere uygun bir biçimde tutturmak, iliştirmek, geçirmek

    Gözlüğünü takıp masaya eğildi.
    -Refik Halit Karay
  2. fiil, -e, nesnesiz

    Düğün vb. törenlerde takı armağan etmek

    Geline pırlanta yüzük takmışlar.
  3. fiil, -e, -i

    Ad, lakap koymak

    Ona bu adı kim takmıştır, ne zaman takmıştır, bilemiyor.
    -Haldun Taner
  4. fiil, nesnesiz

    See alsokuşanmak

    Kılıç takmak.
  5. Kendisiyle birlikte götürmek, yanına almak veya arkasından izletmek

    Arabaya hafiye kıyafetinde polis memurları da takıyorlar.
    -Yusuf Ziya Ortaç
  6. fiil, mecaz, -e

    Biriyle olumsuz olarak uğraşmak

    Matematik öğretmeni ona taktığı için dersten kaldı.
  7. argo

    Borç bırakmak

    Bu eve asilzadelerin biri girip öteki giderdi. Giden kirayı takar, gelen ortalığı kasıp kavururdu.
    -Peyami Safa
  8. argo

    Önemsemek, önem vermek; tınmak

    Dün koskoca bir mebus kızıyken, bir zamanların Şalvarlı Nuriyesi'ni takar mıyım?
    -Adalet Ağaoğlu
  9. fiil, argo, -den, -de

    Sınavını başaramamak

    Bütün derslerden takarak sınıfta kaldı.

Connections

Word graph

Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.

Preview the relation map

Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.

Pronunciations

Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com