takım
Definitions
isim
Bir işte veya bir yerde kullanılan eşya ve aletlerin tamamı; ekipman
Meslek, davranış, durum vb. yönlerden birbirine uyan kimselerin oluşturduğu topluluk
Memur takımından olduğumuzdan böyle evlerde oturamazdık, daha doğrusu alışkın değildik.
-Muzaffer İzgü See alsoekip
Orta oyunu takımı.
Birbirini tamamlayan şeylerin tümü
See alsosigara ağızlığı
See alsotakım elbise
Hayvanlarda yemek borusu, akciğer ve karaciğere genel olarak verilen ad
See alsogrup
mecaz
Aşağılayıcı ve küçümseyici anlamda topluluk; bando
Anlaşıldı, Sabit Bey ağabey takımı, Sinekli Bakkal Sokağı'ndan geçerken artık sağa sola bakmaz, kimseye omuz vurmaz oldu.
-Halide Edip Adıvar askerlik
Bölüğü oluşturan birliklerden her biri
Bu binayı merkez taburundan bir takım bekleyecek.
-Ömer Seyfettin biyoloji
Canlıların bölümlendirilmesinde familya ile sınıf arasında yer alan, yakın benzerlikler gösteren organizmaların oluşturduğu birlik
sinema, televizyon
Bir filmin çevriminde görüntüleri alma, aydınlatma, ses alma gibi belli başlı çalışmaları yapmak için gerekli en küçük teknikçiler topluluğu
spor
Bir oyunda sahaya çıkan belli kuruluşlara bağlı oyuncular topluluğundan her biri
spor
Birlikte oynayan, kazanmak için birlikte çalışan sporcu topluluğu