takılmak
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, nesnesiz
Takma işi yapılmak
O gece üst katla bizim odayı birleştiren merdivenin üstüne koca kapak takıldı.
-Ayla Kutlu fiil, -e
Bir yere iliştikten veya dokunduktan sonra oradan kurtulamamak
Önünü çok iyi göremeyen hayvanın ayağı bir taşa takıldı.
-Osman Cemal Kaygılı fiil, -e
Engelle karşılaşıp geçici olarak işlemez duruma gelmek
İğne bir müddetten beri plağın bozuk yerine takılmış, ha babam ha, bir melodiyi tekrar edip duruyordu.
-Haldun Taner fiil, -e
Bir yerde bir süre kalmak
Yolda bir arkadaşına takıldı.
fiil, mecaz, -e
Olumsuz veya aksayan, eksik bir yanını görerek üstünde durmak
Son günlerde bir de usta sözüne takılır oldum.
-Nezihe Meriç fiil, mecaz, -e
Kızdırmak, üzmek, şaşırtmak amacıyla şaka yollu konuşmak
İstasyon memuru onun şehre seyrek indiğini bildiğinden her seferinde takılır.
-Haldun Taner fiil, -e
Biriyle, bir toplulukla sık sık birlikte olmak, onlara katılmak
fiil, -e
Kahvehane, meyhane vb.ne sık sık gitmek, eğlenmek
fiil, -e
Birinin sürekli peşinden gitmek
Word graph
Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.
Center
Synonym
Related word
Phrase
Antonym
Preview the relation map
Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com