taşmak
-arView count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, nesnesiz
Sıvı maddeler, içinde bulundukları kaba sığmayacak kadar çoğalma ve kabarma yüzünden kenarları aşmak
Musluk akşamdan açık kalmıştı. Sabaha doğru da su gelince, kaptan kacaktan lavabonun deliği tıkanmış, su önce mutfağa taşmıştı.
-Rıfat Ilgaz Akarsu, yatağından çıkarak çevresini kaplamak
Bir yere veya şeye sığmamak
Kasketinden taşmış siyah saçları yakına gelince çok kırçıllaştı.
-Sait Faik Abasıyanık İnsan, nesne vb. çokça bulunmak, sayısı artmak
Gösteri o kadar güzeldi ki seyirciler salondan taşmıştı.
mecaz
Öfke, sabırsızlık veya heyecan yüzünden kendini tutamamak
Acaba bizim taşıp köpürmelerimizi pek çocukça mı bulmuştu?
-Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com