tıkanmak
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, nesnesiz
Tıkama işine konu olmak; bekinmek
Anlattıklarını dinledikçe sanki hava borum tıkanmış da deniz baskısından iliklerim gözlerimden pırtlıyormuş gibi sıkılıyorum.
-Halikarnas Balıkçısı İştahı kalmayıp yemek yiyememek
Soluk alamamak, soluğu kesilmek
Hâlâ tıkanmış, boğulmuş gibi kesik kesik nefes alan Lâle'ye bir kere daha baktı.
-Ömer Seyfettin
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com