tıkıştırmak
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, -e, -i
Boş yer kalmayacak biçimde doldurmak, gelişigüzel koymak, tıka basa sokmak
Tam bir kutu çorabı tıkıştırdılar koltuğumun altına.
-Nâzım Hikmet Acele ile birine bir şeyi yedirmeye çalışmak
İyice çiğnemeden yutarak yemek
Musa tabaktaki peynirin yarısını, üç dilim ekmeği ve kâsede kalan tüm zeytinleri ağzına tıkıştırıp bir şey söylemeden çıktı evden.
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com