türemek
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, nesnesiz
Oluşmak, ortaya çıkmak, meydana çıkmak; gelmek
Halide Hanım'ın hikâyesinden sonra türeyen bugünkü Turan lokantaları, Turan berberleri, Turan ocakları bütün payitahtı sarmış.
-Yahya Kemal Beyatlı Parçalanıp çoğalmak, üremek
Bir yerde bir şey çoğalmak
Uzun zamandır ıssız, bakımsız kaldığı için o gümrah yeşillikler bölgesinde yılanlar türediği biliniyordu.
-Ruşen Eşref Ünaydın
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com