susturmak
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, -i
Susmasını sağlamak, susmasına sebep olmak
Hafif sesli bütün aletleri susturup davulu sabaha kadar vurdurmak istiyorum.
-Falih Rıfkı Atay Verdiği karşılıkla veya yaptığı bir davranışla birini artık söz söyleyemeyecek bir duruma getirmek; ilzam etmek
Kendisini de arkadaşlarını da çok rahat susturup saf dışı bırakabilirlerdi.
-Osman Aysu mecaz
Etkisini, gücünü azaltmak, gidermek, bastırmak
İşimizi gücümüzü bırakmış olmak düşüncesini bir vazife yapmakta olduğumuz fikri susturuyordu.
-Memduh Şevket Esendal
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com