seyretmek
-der[se'yretmek]seyr(Arabic)
Rootseyr(Arabic)
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, nesnesiz
Bir şeyin durumunu, oluşumunu gözlemek, bakmak
fiil, -i
Bir olaya karışmadan bakmak
Rabia biraz şaşkın, salapuryada arkadaş olduğu çocuklu tazenin kocasıyla buluşmasını seyrediyordu.
-Halide Edip Adıvar Eğlenmek, görmek, öğrenmek vb. için bakmak, izlemek
Ben, çok güzel bir şey seyrediyorsam tiyatroda, daha ne kadar sürecek piyes diye aklıma getirmem.
-Nâzım Hikmet Taşıt, ilerlemek, yol almak
İnsanlar, seyreden araçlara aldırmadan karşıdan karşıya sorumsuzca geçiyorlardı.
-Osman Aysu Hastalık vb. sürmek, devam etmek
Gözlerini yumdu ve kendini ağır aksak seyreden bir rüyanın içinde buldu.
Word graph
Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.
Center
Synonym
Related word
Phrase
Antonym
Preview the relation map
Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com