serpinti
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
isim
Dökülen veya akan bir şeyden sıçrayıp serpilen bölüm
Ali Rıza'nın ayaklarına kadar denizin serpintileri geliyordu.
-Sait Faik Abasıyanık Damlacıklar, tanecikler durumunda, azar azar yağan yağmur veya kar; çilenti
mecaz
Bir şeyin etkisi azalarak kalan veya gelen kısmı
Radyasyon serpintisi.
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com