sarsıntı
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
isim
Sarsılmak işi, birden sallanma
Her sarsıntıda, önümdeki yeldirmeli kadın şikâyet ediyor.
-Burhan Felek Titreme, titreyiş
Omuzlarının sarsıntısı gittikçe azaldı.
-Yusuf Atılgan Deprem sırasındaki yer hareketlerinin her biri
İkinci sarsıntıda evlerin tümü yıkıldı.
mecaz
Bir kişi, toplum, kurum veya kuruluşun dengesini etkileyen, beklenmedik olumsuz değişiklik
Bu olgunluğa erişen toplumlar ise her türlü sarsıntıları en az zararla atlatırlar.
-Necati Cumalı ruh bilimi
Canlı üzerinde beden ve ruh açısından önemli ve etkili yaralanma belirtileri bırakan durum; sadme, travma
Connections
Related Words
Related Phrases
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com