sallamak
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, -i
Düzenli bir biçimde ve hep aynı doğrultuda hareket ettirmek; sallayıvermek, ırgamak
Sen yine anahtarını çıkar, salla, eğlendir.
-Halide Edip Adıvar See alsosarsmak
mecaz
Beklenmedik bir başarı kazanmak
Seçimlerde Ankara'yı salladı.
mecaz
Uydurmak, kafadan atmak
mecaz
Zor durumda bırakmak
argo
Bir işi sürekli olarak başka bir zamana ertelemek, savsaklamak
Ev sahibinin gözünü boyarım, kalan borcu bir müddet daha sallarım diyordu.
-Sermet Muhtar Alus fiil, argo, nesnesiz
Vurmak, atmak
Sokaktan geçen bir adam, bunları ayırdı, ikisine birer tokat salladı...
-Memduh Şevket Esendal
Connections
Related Words
Word graph
Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.
Center
Synonym
Related word
Phrase
Antonym
Preview the relation map
Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com