Trending:

sallamak

View count updated May 16, 2025, 12:00 AM

Definitions

  1. fiil, -i

    Düzenli bir biçimde ve hep aynı doğrultuda hareket ettirmek; sallayıvermek, ırgamak

    Sen yine anahtarını çıkar, salla, eğlendir.
    -Halide Edip Adıvar
  2. See alsosarsmak

  3. mecaz

    Beklenmedik bir başarı kazanmak

    Seçimlerde Ankara'yı salladı.
  4. mecaz

    Uydurmak, kafadan atmak

  5. mecaz

    Zor durumda bırakmak

  6. argo

    Bir işi sürekli olarak başka bir zamana ertelemek, savsaklamak

    Ev sahibinin gözünü boyarım, kalan borcu bir müddet daha sallarım diyordu.
    -Sermet Muhtar Alus
  7. fiil, argo, nesnesiz

    Vurmak, atmak

    Sokaktan geçen bir adam, bunları ayırdı, ikisine birer tokat salladı...
    -Memduh Şevket Esendal

Connections

Word graph

Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.

Preview the relation map

Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.

Pronunciations

Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com