saklamak
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, -i
Elinde bulundurmak, tutmak
Sarayın sükûnu bir kederli muammayı saklar gibi ağırdı.
-İbrahim Alâeddin Gövsa fiil, -i, -de
Kaybolmaması, görünmemesi için gizli bir yere koymak, kaldırmak; hıfzetmek
Paralarını kasada saklıyor.
Görünmesine engel olmak, ortalıkta bulundurmamak
fiil, -i, -de
Bozulmadan doğal durumları ile durmasını sağlamak; muhafaza etmek
Eti buzdolabında saklamak. Peyniri tuzlu suda saklamak.
fiil, -i, -den
Gizli tutmak, duyurmamak
Batı, o büyük kaynaktan sık sık faydalanır ama iktibaslarını titizce saklar.
-Cemil Meriç fiil, -e, -i
Birine vermek için ayırmak
Bu kitabı size sakladım.
fiil, mecaz, nesnesiz
Korumak, esirgemek
Allah saklasın.
Word graph
Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.
Center
Synonym
Related word
Phrase
Antonym
Preview the relation map
Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com