Trending:

sade

[sa:de]sāde(Persian)
Rootsāde(Persian)
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM

Definitions

  1. sıfat

    See alsosüssüz

    İki ufak çocuk konuşarak gidiyor; hâlleri o kadar sade, o kadar sevimli ki imrenmemek mümkün değil.
    -Memduh Şevket Esendal
  2. Şeker katılmamış (kahve); şekersiz

    Sade kahve.
  3. zarf

    (sa:'de) Yalnızca, yalnız, ancak, sadece

    Sade, derenin iki tarafına sıralanan kavak ve ceviz ağaçlarını seyretmek bile insana sonsuz bir zevk veriyor.
    -Etem İzzet Benice
  4. zarf

    İçine bir şey katılmamış olarak

    Ben sade içerim, öteki kalfa şekerli içer...
    -Hüseyin Rahmi Gürpınar
  5. zarf

    Süsü, gözterişi olmadan, yalın biçimde, gösterişsiz olarak

    Geriye dönüp anımsadığımda onu şık döpiyesleri içinde görüyorum, sade ve tertemiz giyinirdi.
    -Erendiz Atasü
  6. edebiyat

    Yalın, süssüz, anlaşılır olan (üslup, anlatım)

    Lirik şiir en halis şairlerin elinde gayet sadedir.
    -Yahya Kemal Beyatlı

Connections

Word graph

Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.

Preview the relation map

Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.

Pronunciations

Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com