sızmak
-arView count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, -den
İnce aralıklardan veya gözeneklerden az miktarda ve belli olmadan yavaş yavaş akmak, çıkmak
Cam kenarlarından sızacak esintiyle hasta olacağından korkar.
-Salâh Birsel fiil, nesnesiz
Gizli tutulan haber, sır vb. şeyler duyulmak, yayılmak
fiil, -e
Herhangi bir topluluğu, bir örgütü yolundan saptırmak için gizlice arasına girmek
fiil, -e
Gizlice, haber vermeden gitmek, sıvışmak
Bekir kaşla göz arasında dışarıya sızdı.
-Attilâ İlhan İçki, yorgunluk vb. sebeplerle kendinden geçerek uyuyakalmak
İlacı konyağa döktüm. İki saat sonra Süleyman sızdı.
-Aka Gündüz askerlik
Düşman mevzileri arasına gizlice girmek ve ilerlemek
Dağlık bir hudut bölgesinde çıkan ve karşı topraktan sızan yabancı çetelerin yardımıyla günden güne ciddi bir hâl alan alçak bir isyanın bastırılmasıydı.
-Reşat Nuri Güntekin
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com