sızdırmak
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, -i
Azar azar akıtmak; sızırmak
Bu küp suyu sızdırıyor.
Sızmasına yol açmak, sarhoş edip uyutmak
Son kadeh adamı sızdırdı.
Haber, sır vb.ni duyurmak, yaymak
Bu plan üzerinde anlaştılar, sırlarını kimseye sızdırmadılar ve fırsat kollamaya başladılar.
-Necip Fazıl Kısakürek Bal, yağ vb.ni eritip süzerek temiz bir duruma getirmek; sızırmak
mecaz
Gizlice sokmak
Böyleyken efendilerini bırakmadılar ve onu iç kapıdan içeri sızdırdılar.
-Necip Fazıl Kısakürek
Word graph
Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.
Center
Synonym
Related word
Phrase
Antonym
Preview the relation map
Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com