sıra
View count updated May 25, 2025, 12:00 AM
Definitions
isim
Yan yana, art arda olan şey, olay veya canlıların tümü; dizi, kol (I), saf (I)
Şehir esnafı şekercisinden tutum da berberine kadar iki sıra durup kendisini alkışladılar.
-Sait Faik Abasıyanık isim
Yan yana, art arda olan şey, olay veya canlıların tümü; dizi, kol (I), saf (I)
Dalış sırası gene gelinceye dek o koca süngerden başka bir konudan söz etmedi.
-Halikarnas Balıkçısı Bu biçimdeki şey, olay veya canlıların durumu
Sırayı bozmayın.
Belirli bir düzene ve niteliğe göre dizilme durumu
Sıraya girmek. Sıraya dizilmek.
Belirli bir düzene ve niteliğe göre dizilme durumu
Boy sırası. Yaş sırası.
Bir şeye ayrılan, uygun görülen veya rastlayan zaman
Bu sırada yan odadan sesler gelmeye başlamıştı.
-İhsan Oktay Anar Tahtadan oturak
Oturacak yerler tahta sıralardan olur.
-Salâh Birsel Dershane, meclis vb. yerlerde kullanılan ve oturup yazı yazacak biçimde yapılan mobilya
Ardı, arkası, önü, peşi ve yanı kelimelerinden sonra gelerek tamlamalar kuran ve "ardından, arkasından, önünden, yanından, beraberinde" anlamlarında kullanılan bir söz
Ardı sıra gelmek. Arkası sıra koşmak. Önü sıra gitmek. Yanı sıra yürümek.
Connections
Related Words
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com