sıkmak
-arView count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, -i
Çevresine sarılarak veya bir şey sararak çepeçevre basınç altına almak
Yalnız kalan kadın titriyor, hıçkırarak kucağındaki yavrusunu sıkıyor.
-Ömer Seyfettin Bir şeyin suyunu, yağını, sıvı kısmını basınçla çıkarıp akıtmak
Limon sıkmak. Üzüm sıkmak.
Dar gelmek
Belimi sıktı kemer
-Halk türküsü Basınçlı bir araçla fışkırtmak, püskürtmek
Yangına su sıkmak.
Silahla ateş etmek
Küçük hanım, tabancayı kalbine sıkmak istemiş.
-Hüseyin Rahmi Gürpınar Baskı altına almak; üzmek, zorlamak
Çocuğu çok sıkıyorlar.
mecaz
Sıkıntı vermek
İhtimal inanmayacaksınız. Fakat ben sizi sıkmamak için uzatmayarak anlatacağım.
-Ömer Seyfettin argo
Yalan söylemek
Connections
Related Phrases
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com