Trending:

sıkıntı

View count updated May 25, 2025, 12:00 AM

Definitions

  1. isim

    İşsizlik, tekdüzelik, bezginlik vb. sebeplerden doğan ruhsal huzursuzluk; bun, bungunluk, ezgi, ezginlik, çile (I), dert, kasavet, zor

    İçinin sıkıntısını ondan mümkün mertebe gizlemeye çalışarak, dereden tepeden konuşarak oyalandı.
    -Peyami Safa
  2. Bir bozukluğun, karışıklığın sebep olduğu etkili ve sürekli ruhsal huzursuzluk; ağırlık, karanlık, kasavet, mihnet

    Sıkıntı ve ızdırapla sağa sola döndüm.
    -Aka Gündüz
  3. Yokluk ve parasızlığın yol açtığı geçim darlığı

    İhtiyarın bir para sıkıntısı içinde olduğunu o söylemeden ben keşfetmiştim.
    -Sait Faik Abasıyanık
  4. Bulunmama durumu

    Yüklü servetini cömertçe harcamaması nedeniyle piyasada para sıkıntısı baş gösterdi.
    -İhsan Oktay Anar
  5. mecaz

    See alsosorun

    Atatürk öldüğü zaman Türkiye'nin ufak tefek sıkıntılar dışında hiçbir büyük problemi yoktu.
    -Burhan Felek

Connections

Pronunciations

Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com